Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header

Sevgili Okur 3

Okurken Dinlemelik Müzik

Dün bir cenaze evindeydim annemle. Benim yaşımda ve trajik biçimde ölen bir insanın ailesiyleydim. Ölümün karşısındaki insan çaresizliğini bu yaşıma kadar çok yaşadım. İnsan aileye ne diyeceğini bilemiyor, kimsenin de söylenecek bir söz beklediğini sanmıyorum. Dedim ki keşke bir beste yapmam ya da resim boyamam mümkün olsaydı. Acılarımız azalırdı.

Diyet iyi gidiyor. Beş kiloyu verdim çoktan. Kutlama yaparız beraber demiştim fakat hiç havamda değilim sevgili okur. Kutlamayı bir sonraki beş kiloda yapalım.

Etrafımdaki herkes varoluşsal bir sıkıntının içinde. Bunca sene peşinden koştuklarımızı elde ettikçe mutlu oluruz sanıyoruz. Hayatın anlamını buluruz sanıyoruz. Öyle olmuyor. Sonra başlıyor insanların “kırk yaş bunalımı” dedikleri dönem. Aslında galiba şöyle oluyor, ezberler bozuluyor. Yeniden ezbere çekmek gerekiyor hayatı. “Anlam” denen şeyin ne olduğunu, neyle beslendiğini yeniden bulmak gerekiyor.

Üç yaşında bir yeğenim var, adı Mehmet. Bana geçen gün “Mehmet, neden Mehmet?” diye sordu. Uzunca bakıştık, kardeşimi çağırıp gel biraz oyna çocuğunla dedim. Bu yaştaki çocuğun şeker peşinde koşması, burnunu karıştırması, duvarları falan yalaması gerekmiyor mu? Etkinlik yapalım, şeker yemesin, tv izlmesin diye diye çocuğu dert sahibi yapacaklar korkarım.

Geçen gece geç saatte mesaj sesiyle irkildim. Gündüz olsa gene irkilirdim. Bana kolay kolay mesaj gelmez zira. Eski sevgilimden bir mesaj. Bir anda kalbim çarpmaya başladı. Ben açıp okuyana kadar mesajı siliverdi. Delirdim. Acaba özledim mi yazdı, görüşelim mi dedi? Belki seviyorum demiştir. Pişmandır beni terk ettiğine, affettirmek istiyordur kendini. Telefonu sabaha kadar elimden bırakamadım. Ne yazdın diye sorsam mı, fark etmemiş gibi mi yapsam bilemedim. Gece geç saat olduğu için en yakın arkadaşımı da arayamadım. Ah bu adam ne biçim adam yahu, her seferinde elimi kolumu bağlıyor. Napacağımı şaşırtıyor. Sabaha kadar uyuyamadım. Altı gibi koltukta elimde telefon sızmışım. Netice ne mi oldu? Koca bir hiç. Ben yazmadım, o da açıklamadı. “Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.”
Bu dizeyi keşke ben yazmış olsaydım. Güzel dizeleri kıskanmam normal mi sevgili okur?

Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler