Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header

I
Geceler mor geçer bazen
Karanlığına pembe ışıklar düşmüş gibidir
Her bir ışıkta
Eski meyhanelerin sarhoşluğu yatar
Kaç kadeh içilmiştir şarap
Birbirinin gözlerine bakan kaç kişi yudumlamıştır aşk niyetine
Kaç tanesi fırlatılmıştır alaycı yüzlere
Ve kim bilir kaç tanesi
Unutmak için devrilmiştir peşpeşe….

II
Uzak diyarların bilinmezlikleriyle geldim sana
Yüzüm bir maske giymiş
Sözlerim anlamlarına küs
Ellerim uzansa da sana
Havada asılı…
Bulutların arasından ince bir ışık sızar
Tatlı bir uyuşukluk sarar bedenimi
Gözlerim konuşur seninle
Sevinçle güler, hüzünle ağlar
Özlemlerin dolar gözlerime
Sarılmak isterim sana sımsıkı
Seviyorum demek isterim dopdolu
Ama uzanmış ellerim durur
Tutamam ki ellerini
Sözlerim susar dudaklarımda
Duyamazsın ki sesimi
Sadece gözlerim konuşur seninle
Belki bir gün anlarsın beni

III
Siyahla beyaz kadar sahte herşey
Griye yer yok bu dünyada
Hüzünle mutluluk elele iki kardeş
Hep bir arada yanyana
Cennetle cehennemi birlikte yaşamak
Gerçek öylesine yalan ki aslında
Nefret aşktan bir adım uzakta
Aşk nefret bir kala
Günahkar vücutlar, aşkla öyle…
Masumca…
Yağmur yağarken güneş açıyor
Kederle gülen yüzüme bir avuç sevinç
Gece sabaha ererken usulca
Dün veda ediyor, yarınlara merhaba

LACİVERT

folder_920_201707260845-1
Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler