Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header

Kadın Kadının...

Okurken Dinlemelik Müzik

“Kadınları işe almayı daha az tercih ediyorum.”

                Haberin ilk başlığını okuduğumda gözlerime inanamadım, daha fenası bir kız çocuğu annesi olan bu beyanın sahibi Prof. Dr. Sevil Atasoy’un “anneliği”,  bir akademisyen olarak en üst noktalarda görev yapmasına, alanında uluslararası saygınlık kazanmasına, medyada yer alarak bilgisi, tarzı ve tavrıyla her daim önde olmasına engel olamamışken, yani bu durumu bizzat deneyimlemişken: “Gençtirler, evlenirler, birden bire çocukları olur, siz onu kaybedersiniz. O tempoda, o disiplinde çalışmayabilir, ne yemek yapacağını düşünmeye başlar. Bunlar kötü şeyler tabii ki.” gerekçesiyle “erkekleri tercih ederim çalışmak için”, demesini şaşkınlığımla karışık çok üzüntü verici buldum.

                Kadınları anneliğinden vurmak ne kadar kötücül ve zalim bir anlayıştır.  Gebe kalırsa, doğurursa, kullanacağı doğum öncesi/sonrası izinleri, süt izinleriyle falan işler sekteye uğrarsa…

Üç kişinin yapması gereken işi bir kişinin üzerine yığarsan, görev plan ve dağılımını doğru dürüst beceremezsen, çalışanlarını insan değil makine olarak görürsen, istirahat ve izin gibi durumlarını gözetip buna uygun tedbirlerini almazsan, işini emeğin sömürüsüne dayalı organize edersen elbette sekteye uğrarsın, yani kadın çalışan “anne” olduğu için değil; sen kötü, insafsız ve açgözlü bir yönetici/işveren olduğun için yaşarsın bu sorunu.  Kaldı ki, senin de gayet farkında olduğun gibi kadınların zekasına, dikkatine, hırsına ve sabrına muhtaçsın, eninde sonunda o kapıları sonuna kadar açmak zorunda kalacaksın. İstersen şimdi git, ağlayarak günlüğüne yaz bunları Patron 😉

                3 çocuk annesi ve 20 küsur yıldır çalışan bir kadın olarak: evet, gün içinde akşam ne yemek yapacağımı düşündüm, evde hasta yatan çocuğumun yanına bir an evvel gidebilmek için mesaimden erken ayrıldım, öğretmenleriyle görüşmem gerektiğinde çalışma saati içinde okullarına gittim ama hiçbir zaman işimi eksik yapmadım, gece çalıştım, hafta sonu çalıştım ve o üç kişinin yapması gereken işi tek başıma yapıp, tamamladım ve kariyer serüvenimde gayet tatmin edici bir noktaya da geldim.

Bakmayın kendimden örnek verdiğime, binlerce kadının benden çok daha sorumluluk duygusuyla ve insanüstü özveriyle mükemmel iş çıkarttığına adım gibi eminim, bir kısmının da bizzat tanığıyım ve her biriyle kendimden gurur duyarmışcasına gurur duyuyorum.

Kadın kadının engeli, çengeli, kurdu, zebanisi olursa bunca emek, bedel ve mücadeleyle kazanılmış bir avuç hakkımızı değil ilerletmek, korumak nasıl mümkün olur?

                İstisnalar canımızı acıtsa da, bizler birbirimizin engin gönüllerini yurt edinerek, şefkat ve anlayışımızla şifalanmaya, metanet ve azmimizle güçlenmeye, yaratıcılık ve üretkenliğimizle çoğalmaya devam edeceğiz ve kız kardeşliğin muazzam gücüne olan inanç ve şükür duygusu ile huzur bulup, güvende olduğumuzu bileceğiz.

Şimdi istisnalar düşünsün..

Not: Sevil hocanın dersine girme onuruna erişmiş eski bir öğrencisi olarak, o müthiş ve tempolu anlatımı dışında öğrencilerine karşı içten ilgisi ve bir idareci olarak duruşuyla biz kız öğrencileri için hayranlık uyandıran bir rol model olmuş, ilham ve umut vermişti. Yazıya konu sözleri her ne kadar kalbimi paramparça etmiş olsa da kendisine saygısızlık yapmayı asla istemem. İlk paragraf dışındaki bölümler çalışma hayatındaki genel anlayışa ve işleyişe atfen ifade edilmiş olup, sevgili okurdan bu şekilde okunup, anlaşılmasını dilerim.

                                                                                                                  KARA

Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler