Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header
Yazılar

Elalem Kim ve Neden Kendi İşlerine Bakmıyorlar

Elalem Kim ve Neden Kendi İşlerine Bakmıyorlar?

Okurken Dinlemelik Müzik

“Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymasını engellemeyin.”

Yıllar önce bir sokak röportajıyla hayatımıza giren bir söz vardır ki bana kalırsa mutlu bir hayatın sırrı bu cümlede saklıdır. “Herkesin hayatına kimse karışamaz!” : ) Özgürlüğün ne yalın bir anlatımıdır bu!

Geçenlerde kuzenimin isteme ve nişan merasimine katıldım. Zaten ne zaman böyle yerleşik herhangi bir geleneksel merasime katılsam kafamdan binbir türlü düşünce geçer. O gün de böyle oldu. Kafamda dönüp duran düşüncelerden bazıları şu şekildeydi:

İki insan birlikte olduğunu ve bu birlikteliği evliliğe taşımak istediklerini ailelerine ve sevdiklerine söylemek için neden böyle büyük bir merasime ihtiyaç duyar?

İki insanın birlikte olması ve bu birlikteliği evliliğe dönüştürmesi için gerçekten birinin onayına ihtiyaçları var mı?

Eğer kuzenim amcama “Beni senden istemelerini istemiyorum, bir eşya bir mal mıyım ki ben? Hem ben niye kahve yapıp herkese tek tek dağıtıyor, son olarak erkek arkadaşımın ayağına götürüyorum ki? Bu çok aşağılayıcı bir şey ve böyle bir şeyin parçası olmak istemiyorum!” deseydi… Acaba elalem ne derdi?!

Acaba amcam ve yengem “Kızım olur mu öyle şey, elalem ne der?” demeden önce, “Bu senin hayatın ve senin birlikteliğin. Hiçkimsenin senin hayatın hakkında fikir beyan etmeye hakkı yok.” der miydi?

Pek sanmıyorum.

Aynı elalem düğün ve düğün öncesi hazırlıklarınızda fikir sahibi olduğu gibi, geri kalan hayatınız hakkında da her zaman konuşur. Hiç susmaz ki bu elalem.

Ne zaman çocuk yapacaksınız? Kaç tane?

Kaç artı bir evde oturacaksınız? 2+1 çok küçük değil mi? Hem kirada mı oturacaksınız satın mı alacaksınız gibi en yakınlarınıza bile sormaya çekindiğiniz soruları size hiç utanmadan sorarlar. Sanki ortada utanılası bir şey varmış gibi bir de sizi utandırırlar.

Sonra ne mi olur? Elalem evde kalmış demesin diye sevmediğiniz biriyle evlenir, mental olarak hazır olmasanız da elalem yaşı geçiyor demesin diye çocuk sahibi olursunuz. Ee bitti mi sandınız? Sonra çocuk oldu daha bir evleri yok demesinler diye kendinizi borca sokar ev alırsınız. Bitmez bu elalemin soruları, susları yoktur. Çocuğunuzu hangi okula göndereceğinize kadar konuşur, karışırlar.

Elalemle hatırladığım ilk tanışmam şuydu: bazı arkadaşlarımın anneleri çalışmadığı için sabahları erken kalkmaya alışık olmaz, bu sebeple kahvaltı da hazırlayamazdı. Arkadaşlarımın cebine kahvaltı için harçlık koymakla yetinirlerdi. “Elalem” ise arkadaşlarımızın annelerini gözlerimizin önünde acımasızca eleştirirdi. Sırf her sabah kalkıp düzenli kahvaltı hazırlamadığı için annesinin onu yeterince sevmediğine inanan arkadaşlarım vardı benim. Elalemin zehrini almışlardı bir kere, artık çok geçti.  

Hoş belki de kahvaltı kültürü bu kadar gelişmiş bir ülke olmamızın sebeplerinden biri de elalem ne derdir? Olamaz mı? 🙂

Uzun lafın kısası keşke şu elaleme bir dur desek. Kimsenin işi kimseyi ilgilendirmese. Zamanımızı başkalarının hayatını yaşayarak harcamasak, ne güzel olurdu değil mi? Unutmayalım herkesin hayatına kimse karışamaz!

Ve bir annenin çocuğuna duyduğu sevgi bir kahvaltıyla ölçülemez! : )   

HAKİ

folder_920_201707260845-1
Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler