Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header

Beyaz Yakalılıktan Serbest Çalışma Hayatına

Okurken Dinlemelik Müzik

Beyaz yakalı olarak çalışmaya başladığımda dışarıda sürekli koşturmaktan fiziksel ve zihinsel yoğun bir dönemden adeta kurtulduğumu düşünmüştüm. Beyaz yakalı olayım gibi bir derdim yoktu esasen. Ancak kurumsal hayat daha düzenli bir iş hayatı, kariyer fırsatları ve ek sosyal imkanlar demekti bir yandan.

Beyaz yakalı olarak plaza düzeninde çalışmaya başlayınca yavaş yavaş o sarmal insanı içine alıveriyor. Plazaların kendine has bir dili, sosyal denklemleri, davranış şekilleri ve sizden beklentileri var. Plaza sosyalleşmesine ayak uydurup, öğle yemeklerinde salata alışkanlıklarına uymadan olmaz (!). Beyaz yakalı olarak çalışmaya başladığım ilk gün iş arkadaşlarım beni yemeğe götürdüğünde, en gözde öğle yemeği salata çeşitlerini ilk defa tatmış ve bununla doymak mümkün mü demiştim. Peki doymak mümkünse akşam vaktine kadar acıkmamak nasıl olacak? Ama mideniz de bu hayata çok geçmeden alışıyor, adeta yeme alışkanlıklarınız toplumsal bir baskıya maruz kalıyor. Çünkü fit olmalı ve de kalmalısınız.  Kıyafetler, saçınız, makyajınız ve tavrınız, büyük bir rekabet okyanusunun girdabına gireceğinizden, bu girdapta salınmayı öğrenmek gerekiyordu. İlk gün sezar salata ile açılış yaptığım beyaz yakalılık hayatının birincim bölümünün finalinde artık “free friday” lerde, eşofman takımı ile işe gider olmuştum plaza tarzının tam tersine. 

Bir süre yine beyaz yakalılık  dışı eylemlerde bulunduktan sonra ikinci beyaz yakalılık perdesi açıldı.  Bu beyaz yakalılık ortamı daha profesyonel görünse de,  yerli ve çakma bir modeldi. Bütün bir sistem sizin nasıl sömürüleceğiniz üzerine kuruluydu elbette.  Şunu anlamak çok zamanımı almamıştı, beyaz yakalılık sizi yakanızdan tutan ve size at gözlüğü giydiren bir alemdi.  Siz bu plazalarda çalışıyorsunuz diye ne kadar şanslısınız oysa, istemiyorsanız gidersiniz, sizi tutan kim, şikayet etmeye ya da talepte bulunmaya ne hakkınız var, siz zaten dışarda zombilerden oluşan bir kalabalığın içeri girmeye çalıştığı şahane bir evrende korunaklı bir kalede çalışan şanslı bir insansınız. Derdiniz neydi? Kapı oradaydı güle güle gidebilirdiniz? Doğruluk, dürüstlük ve erdem hiç gerekli değil merak etmeyiniz. Bizans oyunlarını sürdürecek, her yüze gülecek herkesi idare edecek, iş ya boş ver diyecek sabrınız varsa oyun çok kolay elbette.  

Oysa esas önemlisi ne istediğiniz. Ben kurumsal hayatta uzun süre kalsam da içselleştiremedim bir türlü bu hayatı ve serbest bir çalışma hayatım olsun istedim. Ayrılık kararı uzun ve tereddütlü oldu benim için. İçeride rahat hissetmiyordum, bir adımımım neredeyse dışarıdaydı ancak adımım havada bekleme pozisyonunda. Para biriktirmek lazım, hazır olmak lazım, ekonomi şöyle, işler kötü, şunu halledelim, psikoloijim uygun değil, bunca senelik emek, dur bakalım, şundan fikir alayım, koça gideyim, olmadı psikolağa danışayım vs. derken zaman su gibi gerçekten şakır şakır akıp gidiyor. Yardım ediyorum, fikir veriyorum adı altında profesonel meslek sahipleri dahil ahkam kesen dış sesler, kendi doğrularına belki bilmeden yönlendirenler çok oluyor. Ya dışarda nasıl bir hayat var haberin yok senin, rahatsın batıyor, sen manyak mısın, bir tane patronu idare edemiyorsun dışarda yirmisi otuzu var vs. vs.?  Beni en çok şaşırtan hala da şaşırtan kanserden ölen bir arkadaşımın hastaneye onu ziyarete gittiğinde, kurumsal hayatı bırakma hata edersin demesiydi.

Olması gerekenin üzerinden yıllar geçtikten sonra beyaz yakalılıktan ayrıldım. Ne mi hissettim? Uzun süre bekledim, bu bir hataydı. Doğru karar için geç harekete geçmiştim. Neden bu kadar geç kaldım diye düşündüm. Elbette yine bu sefer beklediğim için pişman oldum,  yaşım geçti serbest çalışma hayatına geç kaldım, bu kadar dinamizme enerjim yetmeyecek gibi hezeyanlar yaşadım.

Artık uzunca bir  süredir  serbest çalışıyorum. Zorlu zamanlar oldu. Bugün geldiğim nokta ise,  ne erken ne geç siz taa içinizde hissettiğiniz zamanda ve yerde harekete geçin, kendinizi arafta bırakmayın ve yapmak istedikleriniz için adım atın.  Hayat çağlayan gibi bize sormadan akıp giderken sadece bu ritme eşlik edip hayatla akmalı. Güzel günleri yakalamanız dileğiyle.

NAR ÇİÇEĞİ

Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler