Renk Cümbüşü Kadınlar

post-header

ANNEANNE SİZ DEDEMLE HALA SEVİŞİYOR MUSUNUZ?

Anneannem 90 yaşında, Bulgar göçmeni, 3 çocuk annesi, 2 bebeğini kaybetmiş, yıllarca anksiyete ile farkında olmadan savaşmış, ama özünde çok minnoş ve komik bir kadındır. Bu hayatta çok çok değer verdiklerimin başında gelir, çocukluğum sık sık anneanne dede evinde kalmanın keyfini sürerek geçmiştir. Gece yarıları canım çekti diye yapılan kekler, börekler, kahvaltıda ev yapımı ekmekler, balkona kurulan salıncaklar, arka bahçede kendi ayaklarına ve ağaca lastik gerip ip atlatmalar, leblebi şekeri alıp parka gitmeler gibi yüzlerce güzel çocukluk anımın da sebebidir kendisi ve dedem.

Güzel anıların güzel bağlar kurdurduğuna dair inancım da bundan kaynaklanır sanırım. Böyle bir çocukluktan sonra, ilerleyen yıllarda bile anneannemin evine keyif yapmaya, muhabbet etmeye gittiğim gibi, ergenlik aşklarımın bitişindeki depresyonlarımda bile yine o eve, sonsuz torun sevgisine sığınmışlığım vardır. Yani anneannem özeldir benim için, yaş ilerledikçe de iki kadın olarak sohbet etmenin keyfine vardığım, hayatındaki zorlukları ancak 30lu yaşlarımda idrak edebildiğim bir arkadaşımdır aslında.

Bundan birkaç sene önce de gerçekten iki kadın olarak, bugüne kadar aramızda hiç konuşulmamış bir konu olan “cinsellik” hakkında konuştuğumuz bir geceyi hem gülerek hem de üzülerek hatırlıyorum;

Televizyonda yabancı bir film açık, kestane boza keyfimizi yaparak, bir yandan da konuşarak yalandan izliyoruz. O sırada filmdeki çiftimiz uzun ve tutkulu bir şekilde yakın çekim öpüşmeye başlıyor.

“A- Ne bu böyle kedi gibi yalanıyorlar, valla izlerken içim kalkıyor.

B- Niye öyle diyorsun anneanne, insanlar özgürce öpüşsünler bırak, bak ne güzel mutlular.

A- Ben öpüşmesinler demiyorum ki, kedi gibi yalanmasınlar diyorum.

B – (şok hali) nasıl yalanmasınlar, nasıl yani, nasıl öpüşsünler, ay bir dakika siz hiç dedemle öpüşmediniz mi yoksa?

A- 40 senedir evliyiz biz kızım öpüştük tabi ki. Ama böyle yalanmadık çok şükür.

B- O zaman ben seni yanağından nasıl öpüyorsam, öyle dudaktan öptünüz birbirinizi yani?

A- Evet.

B- Anneanne siz dedemle hala sevişiyor musunuz? (çılgınca gülmeler)

A- (sinirlenerek) Senin iyice ayarın kaçtı he, hiç böyle şeyler sorulur mu, git annene sor öğretsin sana.

B- Yaaaa anneanne hadi anlat nolur yaaa. Ne var ki bunda merak ettim.

A- Tamam yok öyle bir şey, yıllardır ayrı yatıyoruz biz zaten nesini soruyorsun anlamadım ki.

B- Peki öncesinde nasıldı? Siz gençken falan aranız iyi miydi yani?

A- Aramız iyiydi. Deden Allah razı olsun ben istemiyorum dersem hiç yanaşmazdı. Köydeki başka kadınlardan duyardım hep, adamlar hiç rahat bırakmazmış. Halime şükrederdim hep, istediğinde de tamam derdim çoğu zaman, eksik kadın olmak istemezdim.

B- Ne demek eksik kadın ya? Bu senin görevin mi? Sen hiç istemez miydin?

A- Eeee kadının görevi bu tabi. Ben nesini isteyeyim hep canım yanardı, bitsin diye beklerdim. Köydeki kadınlardan bazıları çok hoşuna gidermiş gibi anlatırdı ama yalan kızım yalan. Adamların keyfine kadının canı yanar hep.

B- Peki bir şey sorucam, siz nasıl korunuyordunuz? Hani bebekken ölen iki dayımdan sonra senin hamile kalmaman gerekmiş ya birkaç sene, o zaman mesela? Doktor hap falan mı veriyordu sana? Yoksa dışarı mı boşalıyordu dedem?

A- Kız! Ne biçim şeyler konuşuyorsun?! Sen nerden biliyorsun böyle şeyleri?!

B- Yaaaa anneanne artık herşeyi okuyoruz, öğreniyoruz biz. Ne var anlatsan? Merak ediyorum eski zamanı, bak ne güzel muhabbet ediyoruz kız kıza.

A- Tamam tamam. Balon takıyordu deden.

B- aghskfjhlakfşjakhfaljfhahahaha NE?! (dakikalarca anırarak güler)

A- Kızım köy yerinde suyu bile eve biz taşıyoruz ne sanıyorsun. Bakkaldan balon alırdık, lastik kısmını keserdik, zeytinyağı sürüp öyle yapardık işte.

B- (şok hali) zekice aslında tabi ama canın yanmaz mıydı?

A- Yanmaz mı alev alıyordu ahahaha (ağlanacak haline gülüyor)

B- Anneanne hiç mi hoşuna gitmiyordu?

A- Yani sarılıp yatması, yakın olması hoşuma giderdi ama hep canım yanardı be evladım. Kadının çilesi bu da.”

Konuyu değiştiriyorum hemen, kanalı değiştiriyorum, anneannemin favori programı “Çamurcular” (Survivor) açıyorum, dakikalarca bomboş bakıyorum. Ekranda GÖ-NÜL-LÜ-LER diye bağırırken birileri, 90 yaşında bir kadının nasıl bir hayata gönüllü olduğunu düşünüyorum. Ömründe gerçek anlamda hiç öpüşmemiş, seksten kadının zevk alma ihtimalini dahi düşünemeyen, hatta buna inanmayan, erkekleri mutlu etmek için bir görev olarak gören, bu konuları annesiyle bile konuşamamış, belki birkaç köylü kadınla üstünkörü konuşmuş, ilk defa 70 sene sonra torunuyla cinselliğe dair hislerini konuşan bir kadın. Üstüme öküz oturmuş gibi nefessiz kalıyorum.

Konu seks olur, aşk olur, çocuk, aile, para vs. hepsi olur; bir düşünsenize siz bir kadın olarak kimlere ne için gönüllü oldunuz?

SARI

folder_920_201707260845-1
Önceki içerik
Sonraki içerik
İlgili Diğer İçerikler